www.canaktan.net   

 

 

 

 

 

ADIM CAN...

BİR YAŞAM HİKAYESİ...

1963 yılının Ocak ayında Türkiye’nin insani gelişme yönünden en geri kalmış illerinden birisi olan Ağrı’nın küçük bir kasabasında doğdum. Terzilik yapan bir baba ve ev işleri ile uğraşan bir annenin oğlu olarak dünyaya geldim...  İlk ve orta öğrenimimi  Eleşkirt'te Cengiz Topel ilkokulunda tamamladım... Ardından Ankara parasız yatılı bir okul olan Maliye Meslek Lisesi sınavlarını kazandım ve lise yıllarını ailemden uzak Ankara’da geçirdim.

Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimimin tamamını Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Maliye alanında yaptım..

Lise’den başlayan ve neredeyse 13 yıl süren bu maliye eğitimine rağmen  klasik bir maliyeci, mali müşavir olmayı hiç arzulamadım...  Üniversitede akademisyen olarak çalışmaya başladığım 1985 yılından günümüze sosyal bilimlerin pek çok alanında okudum ve bununla kalmayıp yine sosyal bilimlerin pek çok alanlarında kitaplar ve makaleler yazdım..  Tek bir disiplinin sıkıcılığını sürekli dile getirdim, inter-disipliner ve hatta multi-disipliner çalışmalar yapan bir akademisyen olmaya çalıştım. Ve halen de bu çabalarımı sürdürüyorum...

Akademik yaşamında derin saygı duyduğum ve örnek aldığım tek kişi Nobel ekonomi ödülü sahibi James  Buchanan olmuştur... Daha 24 yaşında genç bir araştırma görevlisi iken  Profesör Buchanan’dan kabul belgesi aldım ve Buchanan’ın genel direktörlüğünü yaptığı araştırma merkezinde  (Center for Study of Public Choice, George Mason Univesity) doktora tez çalışmalarını sürdürdüm.   Daha sonra Buchanan’nın desteği ile aynı araştırma merkezinde bir yıl daha “misafir araştırmacı” (visiting scholar) olarak çalışmalarda bulundum.

Bugüne değin elde ettiğim eğitim ve araştırma bursları ile dünyanın dört bir yanında bir çok üniversite ve araştırma enstitülerinde çalışma imkanı buldum.

 

CAN KATMAK NEDİR ?

Bir yürekte Can olabilir misiniz?
O yüreğe Can katabilir misiniz?

Bir CAN'IMMMM kelimesine
O yürekte bin anlam katabilir misiniz?
Gözlerde ışıltılar, pırıltılar görebilir misiniz?
Çalınmış zamanları renk renk yaşayabilir misiniz?

Ellerin, gözlerdeki ışıltıların o yüreğin sıcaklığını
Birebir yansıttığını algılayabilir misiniz?
Ya, yüzlerce, binlerce renklerin dışında renkler bilir misiniz?

Can sesini duyduğunuzda; yüreğinizde ürperti ve
Titreşimlerin getirdiği telaşın midenize vuruşunu bilir misiniz?
İmge'lerin tadını bilir misiniz?
Ya kelimelerin, mimiklerin, ifadelerin
Yetersiz kaldığını bilir misiniz?
Dizlerinizin, omuzunuzun, göğsünüzün
Can ateşini arayışını bilir misiniz?
Avuçlarınızın, Can çiçeğinin ellerini,
Saçlarını, yüzünü özümleyişini bilir misiniz?
Saçlarına, gözlerine, burnuna, dudaklarına ve
Tenine dokunuşun hazzını bilebilir misiniz?
Kalabalıklarda sessizlik şarkıları söylemeyi bilir misiniz?
Ya ellerin dansını bilebilir misiniz?
Sıkıca sarmanın, yüreğe katmanın tadının haz'a dönüşümünü,
Onun dizlerinde, omuzlarında, sonsuza kadar kalmayı
Hatta; yok olmayı isteyebilir misiniz?
Yani; dostluğu+yüreği+ruhu+mantığı ve bedeni tek tek sırayla yaşamayı,
Yudum yudum yüreğe katmayı bilebilir misiniz?

Kim bilebilir ! Kim bilebilir ki?
Kim yaşamış ve yaşatmıştır, kim algılatmış ve algılamıştır ki,
Kimin gözleri acımıştır, kimin yüreği kanamıştır,
Kim deli yürek olmuştur, kimin yüreğine yağmurlar yağmış/yağdırılmıştır
Ve kim bu "misiniz" lere ve "kim" leri birebir yaşamsalına katmıştır ki?

:)) İşte bütün bunları sadece ama sadece
CANA CAN KATANLAR bilir...

 

(Bir okuyucumun yıllar önce e-posta ile bana gönderdiği bir şiir.. Her kim yazdıysa eline sağlık...)

 

© COPYRIGHT 2007 ALL RIGHTS RESERVED